|
NEDEN
MI KEDI ?
Çocukluktan baslayarak,bilincin bir sekilde olusmaya basladigi süreçten
itibaren insan hayatina giren olaylar ve objeler belli bir zaman
sonra yasaminda önemli bir yer kazanir. Bu yer kisinin karakterinin
ve olusumunun temelini hazirlar.
Fetis her ne kadar özel bir anlam tasisa da, her insanin hayatinda
yer alan bir olgudur. Bagimlilik bazinda fetisizm; insanin zayif
noktasidir. Öyle ki karsi konulmaz bir dürtü ile kisi bir obje veya
bir canliya sonsuz bir baglilik kazanabilir.
Bu noktadan çikisla sanatin da bir fetisler dünyasi oldugu savunulabilir.
Sanatçi, çevresindeki bütün olaylara açiktir, ama bunu ifade edisi
kendine özgüdür. Iste bu kendine özgülük de yasanmislardan dogar.
Kimi zaman sanatçi bu tutkularina teslim olmustur; öyle ki, kisiligini
bile desifre etmemiz mümkündür.
Ben ve kedilerim... Bir bakima yasamimdaki tek tutkum. Neden kediler?
Çogu kez kendime de sordum bu soruyu. Cevabi kimi zaman biraz karmasik
ve anlasilmaz oluyor kelimelere dökmeye çalistigimda. Öylesine yogun
bir duygu ki; tutkunun da ötesinde . Benim bir parçam olmus artik
kediler. Onlar gibi olmusum... Bir paylasim; tüm coskulari, acilari,
hayalleri.
Kedi ilginç bir yaratik, birbirine bütünüyle karsit iki yasam seklini
birlikte sürdürüyor. Evde sahibinin yüzüne çocuk gözüyle bakan kedi,
kapi açilir açilmaz kendi kendine yeten bir yaratiga dönüserek disari
firliyor. Evcil hayvandan vahsi hayvana geçis hayranlik verici.
Bu, birçogumuzun içinde gizli kalan, bastirilmis duygularin disavurumu
gibi; kendi içimde yasadigim çeliskiyi; olmak zorunda kaldigim 'ben'
ve gerçekte 'kim' oldugum arasinda gidip gelen süreci, iki karsit
kisiligin birlikteliginin en 'gerçek' ifadesi olarak, 'kedinin'
bunu aktarmak için en uygun sembol olduguna karar verdim. Onlar
da bizler gibi bir karmasanin içindeler, farkli karakterlere sahipler.
Bir tekir kedinin haylazligi, kara kedinin asilligi, sarman kedinin
sevecenligi yasamimdaki insanlarla örtüsüyor. Birer kedi karakteri
yüklüyorum onlara, böylelikle anlamak daha kolay oluyor benim için.
Kimi zaman bir kedinin gözünden bakiyorum dünyaya , ne bileyim sanki
daha bir mutlu oluyorum.
Kedinin ruhu baska dünyalara dönüktür. Kedilerin sosyal kurallarla
belirlenmis karmasik ama örgütlü br toplu yasam kavrami var. Bunun
yanisira tek baslarina hareket etme özgürlükleri fazlasiyla belirgin.
Iste bu kendine özgülük, kedinin beni büyüleyen özelliklerinden
sadece biri. Kedinin dinamizmi ve vücut yapisinin mükemmel estetigi;
yaptigi her harekette vücut kivrimlarinda olusan en ufak degisim
öylesine etkileyici ki
Bütün yasamimi aksettirdigim resimlerimde de hep kediler var. Her
bir kedi; bir yasanmis, bir insan, bir duygu... Yasami ve sonsuzlugu
simgeleyen mavi, gizemin karanligi, ve askin ya da özlemlerin kirmizisi
kedilerimle bir araya geldiginde resimlerim ortaya çikiyor. Çogu
zaman bir mesaj kaygisi tasimiyorum resimlerimde ama her birinin
içinde dikkatlice bakildiginda anlasilabilen kisa göndermeler var
yasama dair. Çok fazla anlatimci olmak istemiyorum ama kimi zaman
da tek bir renk her seyi anlatmaya yetiyor. Belli belirsiz bir çeliski
var resimlerimde , yasam da öyle degil mi? Bir çeliskiler dünyasi...Kediler
birer anahtar belki de benim için, bana ait...
Belki artik bir fetis olmaktan da çikti kediler benim için, bir
ad koyamiyorum onlarla aramdaki baga. Anlatamadigim için de sürekli
çiziyorum onlari, onlardan baska birseye yer yok sanirim resimlerimde.
Onlarda kendimi buluyorum belki de anlatmak istedigim sadece budur...
|