Ümit Gezgin - Sanat Yazari


KEDILERIN RESSAMI

     Mutlaka Kendi varolusunun gizemli kapisini araliyor bu kedilerle, daha çok onlarin cana yakin, sevimli, insani balislarinda bu kiz; Kedi Ressami. Yeni bir tanimlama biçimi getirmeden, onu da aramadan kendi özgün varolusunu evlerimize konuk edip çogu zaman dünyalarini kesfedemedigimiz bu canlilarla, bu enteresan oldugu kadar gizemli ve gizemli oldugu kadar tatli bir bencillige sahip varliklariyla Selin; kendini yeniden tanimlama ihtiyaci duymadan sadece anlatiyor. Kedileri çizdikçe kendini yeniden ve yeniden ortaya koymus oluyor.

     Dikkat edilsin, hangi kompozisyon taslagi içinde olursa olsun belirgin olan merakli bakislariyla ve alabildigine tuvallere egemen kedi, gözleri geziniyor ortalikta. Anlamin derin katmanlari, tanimin farkli boyutlari hep bu gözlere sinmis bakislarda gizli. Gözler bir insanin hüznünü, yalnizligini ve geçmisini barindiriyor. Vücutlar ise kedi. Kendini kedi olarak alimlayan bir insanin estetige bürünmüs varolusu geziniyor yüzeylerde.

     Ve aslinda Selin Isin'in da gücü buradan geliyor. Yapayliktan uzak bu dogal estetik olusum evreleri, onu levha levha hem bir özgün varolus biçiminde serimliyor hem de ona sanatçi olmanin sorumlulugunu yüklüyor. Bu sorgulayan, arayan, merak eden balislarin kedileri; daha çok hayati analiz etmekten zevk alan bir insanin önemli bir parçasini tasidiklari için de ayrica degerli ipuçlarina sahip olarak duruyorlar karsimizda. Mistik bir boyut da eklemiyor degil bu bakislara. Buda'nin iri ve uzaklara bakan gözlerinin durumu bu herbir kedinin derin bakisinda varolan. Bu bakis hayatin ve ölümün basit ve siradan bir olgu olmadigini, insanin da anlamsiz bir konum alisla dünyada bulunmadigini derinden derine sezdiriyor adeta bize.

     Genç kusagin bu sevimli sanatçisi, kendine bir alan açma çabasiyla degil, dogal akisin evrimine bakis açisiyla olusturdugu estetiginde saniyorum bilinçli adimlarla ilerliyor. Her ne kadar plastik sanatlarda bilinçlilik göreceli bir kavramsa da, sonunda sanatçi bunu bilinçten vazgeçmeyen bir sezgi kuvvetiyle yapiyor. Harmanlanmis bu bilinç - sezgi diyalogu onu, eger kendi dogal evriminin damarini da yakalayabilmisse, önemli yerlere tasiyor. Genç sanatçinin bu açidan sabirla içteki kimliginin estetikle yogrulmus gerçekligine basta inanmasi gerekiyor. Boslulta kalmak degil, inanmak. Saniyorum bireysel varolus ve konum alisin da temelinde bu yatiyor. Genç sanatçi yaptigina bütün boyutlariyla inanmali. Arayis içinde bir inanç olmali elbet bu. Bilinçle yogrulmus bir inanç. Tüm bu gerçeklikler gözönünde tutuldugunda Selin'in dogru yolda oldugunu söylemek lazim. Ileride bu tutum alisini, estetik heyecan ve tavrini degistirir mi bilemem ama; bence kendini estetik bir bütün ve heyecan olarak ortaya koyusu çok saglikli, bunun da ötesinde sadece kendisi için degil, onu izleyenler için de heyecan verici.

     Bugüne kadar sayisi çok fazla olmayan ressam gerçeklestirdi onun yapmaya çalistigini. Lokal bir alanda, bir konu içinde bu kadar zengin olusu, ruhu, coskuyu devinimi…


 

 




Kedi kızın " PİSİLERİ "

     Selin 'in tablolarına dikkatle , ama gerçekten dikkatli bir gözle baktığınızda , ruhu kedileşmiş bir sanatçının portresi çıkar karşınıza . Biraz daha da ileri gidip , psikolojik analiz dürtülerinizi zorlayarak, görüntüyü daha da netleştirmeye başlarsanız karşınıza çıkacak görüntü bir kedi kızın portresinden başka bir şey değildir...

     Selin , çocuk yaşlarından beri kedilerle büyümüş , kedilerle iç içe olmuş ; sevinçlerini, üzüntülerini kedilerle paylaşmış , küçücük bedenindeki koskoca sıcak yüreğini kedilere açmış bir sanatçı. Eğitimini görüp,meslek olarak seçtiği ressamlığı bile o birbirinden güzel , şirin "pisilere" adamış..Onun sanatçı kişiliğinde, resim yapmaktan da öte kediyi resimlemek veya kedili resimleriyle cümle aleme bu şirin hayvanı sevdirip tanıtmak gibi bir misyonerlik yatıyor...

     Düş kuran kedi , uyuyan kedi , amuda kalkan kedi, banyo yapan kedi .. Sevinçlisi , kederlisi , aşığı , kızgını ,yorgunu , romantiği, kurnazı..Ve daha birçokları Selin'in tuvallerinde karakterlerine özgü renk ve portrelerle , kendilerine ayrılan yerleri alıp çerçevelerden taşan mutluluk ve hüzünlerini dışarıya vurmuşlar.

     Resimlerinden de öte , Selin'i yakın mesafeden görür , hele hele onunla sohbet etme olanağını da yakalarsanız ..O psiko - analiz yetinizi biraz daha zorladığınızda ; Selin'in bakışlarında , mimiklerinde , gülüşünde gerçektende bir kedilik olduğunu kolayca farkedebilirsiniz..Onun paletindeki renk curcunasının tüm karışımlarından paylarını alıp, tuvallere yerleşmiş olan kediler ; aslında Selin'in kendini bilmeye başladığı yıllardan beri dostluklarını kazanmış olduğu , kucakladığı , mıncıkladığı , beraber yaşadığı veya evinin bahçesinde sütle , ciğerle beslediği kedilerden başkaları değil..Çeşit çeşitler.. Aralarında mazlumu var, serserisi var ; üç kağıtçısı var , ekabir takılanı var ..Hemen hepsi , her biri Selin'in bir parçası olup çıkmış , Selin 'de onlarla özdeşleşip adeta kedileşmiş . Onun tuvallerinde yer alan kedi kahramanlara dikkatle bakacak olursanız ; sürülen boyanın fırçadan çok yumuk, tüylü bir patiden çıktığını hisseder gibi olursunuz. Evet , bu şirin yaratıkları resimleyen kedi kızın fırça tutuşunda bile bir kedilik vardır....

     Kediler .. Doğanın insanlara armağan etmiş olduğu güzellikler arasında yer alan en muhteşem yaratıklardan bir tanesi . Kedinin insansız , insanın da kedisiz yapamayacağı bir paralelde varolduklarından beri süregelen ve birbirlerinden kopmayan bu bağımlı dostluk , onları geçmişin tarihe karışmış kimi toplumlarında kutsallaştırılmalarına , hatta ve hatta tanrılaştırılmalarına kadar götürmüş .. Eski Mısır'ın gizemli tanrıçası "Bastet" ten , Hazreti Muhammed'in uykusuna düşkün kedisine ; Churchill ' in tombul Man kedisinden , Brigitte Bardot'nun parfüm kokan pisilerine kadar her bir yerde görülüp , ön plana çıkmışlar veya çıkartılmışlar.

     İyi tanımayanlar için , kedi her ne kadar bencil , nankör olarak tanımlansa da ; tam tersi insana , evine bağlı ; ancak atalarından beri süre gelen içinden geldiği gibi özgür takılabilme çabası gösteren bir hayvan. Dağlarda , ormanlarda yaşayan vahşi hemcinsleri dışında ; sevgi , şefkat gören hiçbir kedinin insansız yapamadığı malum. Kedilerdeki çeşitlilik ve güzellikler saymakla bitmiyor..Tekir'inden pembesine , kül renklisinden kömür gibi karasına ; tüyleri kıl gibi sert olanından ipek gibi yumuşağına ; üçgen suratlısından toparlak kafalısına ; maymuna benzeyeninden küçük bir ayı yavrusunu andıranına kadar değişik tiplerde çeşit çeşit kedi var.. Selin , yıllardan beri gözlemlediği bu sevimli yaratıklarla sıcak dostluklar kurmuş ; onları kalem , fırça ve boyalarıyla kağıtlara , tuvallere taşımaya ve sonunda yavaş yavaş onlara onların gözünden bakma yetisini yakalamaya başlamış..Onun da belirttiği gibi : " Öylesine yoğun bir duygu ki , tutkunun da ötesinde . Artık kediler onun bir parçası olup çıkmış ."

     Selin , henüz 26 yaşında ..Ama, daha sanatının baharında iken yazını yaşamaya başlayan ayrıcalıklı yeteneklerden bir tanesi. Kendine özgü yorumlarıyla , Türkiye'de varolan kedi ressamlarının aldıkları uzun , uğraşlı yolu kısa sürede başarıyla katetme yoluna girmiş bile. Katılmış olduğu karma ve kişisel sergilerdeki olağanüstü beğeni toplayan resimleri onun kurgu yeteneğinden savrulan fırça vuruşlarını daha da şekillendirip biçimlendirmiş. Öyle ki , son sergilerde gösterdiği başarılar , kısa süre içinde "kedi ressamı" olarak tanımlanmasına kadar götürmüş onu ..

     Evet , doğrusunu söylemek gerekirse Selin kedi resimleri çize çize , kediye dönüşmeye ; bundan böyle , Türkiye ' deki "kedi ressamlarının" en başta gelenlerinden biri olduğunu kanıtlamaya başlamış bile..

     Turgay Tuna